Ana Menü
   ANA SAYFA

   İLETİŞİM

   VİDEOLAR

   SİTEDE ARA

   SİTEYİ ÖNER

   RİSALE-İ NUR

   YAZI DİZİLERİ

   BASIN BÜROSU

   OKUYUCU KÖŞESİ

   ŞEHİTLER ALBUMÜ

   İSLAM'İ SOHBETLER

   HİZBULLAH'İ MARŞLAR

   KURAN-I KERİM OKU
Kuran-ı Kerim Dinle
Yeni Pencerede Aç
Bir Ayet - Bir Hadis
Bir Ayet:
(Resûlüm!) De ki: Onu göklerde ve yerdeki gizlilikleri bilen Allah indirdi. Süphesiz O, çok bagislayicidir, engin merhamet sahibidir. (Furkan/6)

Bir Hadis:
Amellerin karşılığı ancak niyete göredir. Bir kimsenin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan ancak odur. (Buhari-Müslim)
En Son Eklenenler
İSLAMİ ÇÖZÜM / M....

ESMA-ÜL HÜSNA -13...

KUR'AN TOPLUMUNUN...

MUBAREK RAMAZAN'I...

PKK VE MÜSLÜMANLA...

PUSU / ABDULLAH Ş...

ESMA-ÜL HÜSNA - 1...

KUR'AN TOPLUMUNUN...

ESMA-ÜL HÜSNA - 1...

DİRENİŞ / M.EMİN ...

ESMA-ÜL HÜSNA - 1...

KUR'AN TOPLUMUNUN...

BİR RAMAZAN'A DAH...

ESMA-ÜL HÜSNA -9 ...

HİZBULLAH, KÜRD S...

KURDİSTAN - II / ...

ESMA-ÜL HÜSNA - 8...

BU KİMİN SAVAŞI? ...

AİDİYET (BİZ NERE...

ESMA-ÜL HÜSNA - 7...

AMELLERİN RABBE Y...

MİRAC KANDİLİ'NE ...

ESMA-ÜL HÜSNA -6 ...

İNNA LİLLAH WE İN...

KURDİSTAN / ABDUL...

POLİS İMPARATORLU...

KUR'AN TOPLUMUNUN...

ŞEHADETİNİN 85.YI...

SUSA CAMİ KATLİAM...

HİÇ KİMSE VAZGEÇİ...

AMBARGO / M.EMİN ...

ESMA-ÜL HÜSNA -5 ...

MUBAREK ÜÇ AYLARA...

KUR'AN TOPLUMUNUN...

VEDA VAKTİ / ABDU...

CEMAAT, OTORİTE V...

SİYONİST REJİM CE...

ESMA-ÜL HÜSNA - 4...

İNAN BANA / ABDUL...

VEFATININ 21.YILI...

KUR'AN TOPLUMUNUN...

DİYARBAKIR'DA ...

AŞAĞILAYAN SAHNEL...

ESMA-ÜL HÜSNA - 3...

MÜSLÜMAN KÜRD HAL...

İSYAN / ABDULLAH ...

KUR'AN TOPLUMUNUN...

ESMA-ÜL HÜSNA - 2...

Çağrı Fm
ÇAĞRI FM İSTEK HATTI
AZİZ REHBERİMİZ... / İBRAHİM FIRAT
İbrahim Fırat

Ey gönüllerimizden kopup gelen feryad! Ey mazlumların, mustazafların ve ezilmişlerin nefeslerini zalimlerin ateşten okları karşısında sipere dönüştüren irade! Ey coğrafyamızda varlığından eser kalmamış direnişi destan destan zihinlere kazıyan aziz üstad! Ey mücadelenin Müslümancasını ümmetin boynu bükük, sırtları kamburlaşmış yetimlerine öğreten öğretmen! Ey Allah yolunda ölmenin pratiğini bizzat kendi hayatında insanlığa gösterip şehadete susamış coğrafyamızda Allah yolunda nasıl ölünmesi gerektiğinin destanını yazan savaşçı!

 

İnsanlar mal, mülk, servet ve makam peşinde koşarken, lükslerle günlerini tüketmeye çalışırken, yatırımlarını ebedi zannettikleri dünya uğruna yönlendirirken, sen dünyalık her şeyi elinin tersiyle ittin. Sıkıntı ve zorluk yolunu seçtin. Onlar deniz kenarlarındaki kumsallarda güneşlenme veya yüksek makamlarda göbeklerini kaşımayla meşgulken, güneş görmeyen nemli bodrumlarda zulme ve istikbara karşı İslami mücadelenin nasıl verilmesi gerektiğinin tezlerini yazdın. Meyletmedin dünyaya ve dünyalıklara. Para, mal, mülk, servet ve makam hiçbir anlam ifade etmedi hayatında. Sadece ve sadece ümmetin yitiğini bulmaya yöneldin. İnsanlığın kaybettiği, fersah fersah uzağına düştüğü, yani İslam-ı, yani İslam için mücadeleyi yeniden keşfetmeye, yeniden Müslüman hayatların bir parçası haline getirmeye hasrettin zamanlarını.

 

Bütün gözlerin ve bütün yüreklerin dünyaya yöneldiği, istikbarın zulmü karşısında Müslüman yüreklerin korkuyla iki büklüm olduğu, istikbarın izin vermediği mücadeleyi bir daha asla düşünmek istemediği bir ortamda zırhını giyip silahını kuşandın. Teslimiyet çarkının kırılması gerektiğini, korku bulutlarının birer birer eritilerek, istikbarın gücü ne olursa olsun adam gibi direnip adam gibi mücadele edilebileceğini Müslümanların idrakine sundun.

 

Müslüman halk İslami mücadelenin çok uzağındaydı. Halkın öze dönüşüne, koptuğu limana yeniden yönelişine ve asıl kimliğine ulaşımına götürecek büyük çıkışa ve gecelerle gündüzlerin tamamıyla uğruna harcanacağı azimli çalışmalara ihtiyaç vardı. Bir ömür feda edilmeliydi. En sevilen şeyler hayattan bir bir çıkarılmalıydı. Koca dağlar gibi geçilmez engellerle kaplanmış yolda yürümek azim, irade, sabır ve takva isterdi. Bütün bu silahlarla kuşanmanın yanında hayatı terk etmek gerekti. Hayatla birlikte gelen birçok nimetten el etek çekmek gerekti.

 

İşte bunları çok azları yapmıştı ezilmiş kara bahtlı ümmetin tarihinde. Allah tarafından bahşedilen dünya günlerinde güzel zamanları ellerinin tersiyle itip bir toplumun kendine gelişi, bir milletin özüne dönüşü, bir ümmetin ayağa kalkışı uğruna her şeyini feda edecek seçkin insanlardan biri oldun. Hiçbir şey istemedin kendin için. Hiçbir makam ve mevki peşinde koşmadın. Elmas değerindeki davanı kömür değerindeki dünyalığa değiştirmedin.

 

Onurlu, izzetli ve şerafet yüklü tertemiz bir hayatı tercih ettin. Azmin, iraden ve sabrın dağlar kadar yüksekti. Sözle değil, hareketlerinle, davranışlarınla ve hayatınla bize öğretmenlik yaptın. Müslümanca nasıl yaşanması gerektiğini, nasıl direnmesi gerektiğini, nasıl sabretmesi gerektiğini ve nasıl mücadele edilmesi gerektiğini yaşayarak öğrettin. Bütün bunları bir bir yaşayarak tanıklık ettik.

 

Biricik canın kalmıştı. Onun da İslami mücadele uğruna, Allah yolunda nasıl feda edilmesi gerektiğini gösterdin. Yine sözle değil, düşman karşısında durarak, direnerek, çarpışarak, son kurşununa kadar mücadele ederek, ardından dünyadaki saatlerini uğruna feda ettiğin Rabbinin yolunda kanını dökerek ve canını vererek mücadelenin son aşamasının nasıl olması gerektiğini şehadetinle anlattın.

 

Bugün ülkenin dört bir yanında senin kurduğun mücadele mektebinde yetişmiş on binler İslami mücadelenin saflarında senin öğrettiğin gibi, senin yaşadığın gibi yaşamaktadırlar. Zulüm ve istikbara karşı senin öfkeni taşıyorlar. Senin giyindiğin azim, irade ve sabır gömleğini kuşanarak, İslam’ın nasıl yaşanması gerektiğini, direnişin nasıl yapılması gerektiğini ve İslami mücadelenin nasıl verilmesi gerektiğini insanlığa öğretmeye çalışıyorlar.

 

Ey aziz şehidimiz! Bize bıraktığın mücadele sancağı emin ellerde olup arzuladığın hedeflere doğru yükselmektedir. Mektebinde yetişmiş muvvahid yürekler istikbarın bütün engellemelerine rağmen ayakta olup aynı azim ve iradeyle İslami mücadele destanları yazıyorlar. İslam’ın yok edildiği Müslüman coğrafya İslam’ın nuruyla aydınlanmaya başladı bile.

 

Ey Aziz Rehberimiz! Toprağa attığın tohum tuttu ve bereketli meyveler verdi. Emeklerin, zahmetlerin ve fedakârlıkların bereketli topraklarda yüz binlerce fidana dönüştü. Bundan böyle istikbarın kuleleri senin mücadele mektebinde yetişmiş Müslüman gençlerin iman, istikamet ve sabırları karşısında tutunamayacak. Bu günlerde istikbarın güç kaybettiğine ve gün gün geri gittiğine tanık oluyoruz.

 

Rabbinin yolunda canını feda edişinin onuncu yılını yâd ettiğimiz aziz Rehberimiz! Gözün arkada kalmasın. Mücadele bayrağın, senin mektebinde yetişmiş imanlı gençlerin ellerinde hedefine doğru ilerlemektedir. Birkaç menzil sonra sarp geçitler sona erecek ve mücadele bayrağın senin arzuladığın özgürlük ülkesinin tepelerine dikilecek…

 

İbrahim FIRAT
Yazı Dizileri
Yazarlar
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Okuyucu Köşesi


HÜSEYNİN YADİGARI, ŞEHİD SULHADDİNE
Rastgele Video
KENDİ DİLİNDEN


EŞREFTEN ESFELE.
Mutlaka Okuyun!...
Anasayfa | Arama | Siteyi Öner | Ziyaretçi Defteri | İletişim | Yukarı Git